"Şeytan İçinde ki Sestir; O Sese Kulak Ver"

-Zorlu BUĞRAHAN-

internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2009 Salı

nete mola :(

a.q bilmiyorum bu kaçıncı sırf kpss çalışabilmek için :( ne diyelim sistem utansın. kpss ye kadar ara ara girebilirim nete dolayısıyla bloğu pek güncelleyemiycem. açık falan da yok a.q :D neyse şimdilik eyvallah

8 Ocak 2009 Perşembe

Nette Napayım Diye Düşündüğüm Anlar :(

bazen nete girdiğimde napsam acaba dediğim anlar oluyor yani netin hiç bir anlam ifade etmediği anlar. öyle boş boş bakınıyorum. yani hack vs hiç hoş gelmiyor. belki bazen sizde de öyle olur. işte şuan öyle bir andayım a.q makü demek geliyor içimden :D ama biliyorum bu durum hep geçici keşke hakkaten böyle anlık olmasa her zaman olsada şu namussuz neti bırakabilsem fakat olmuyor :( Allah tan blog var yoksa a.q can sıkıntısından patlardım. neyse en iyisi fakülteye gideyim :D

28 Aralık 2008 Pazar

Blogspotta kod alanı oluşturma

yerleşim>>>html düzenle>>> ve ardından su kodu buluyoruz:



bunun öncesine de su kodlarımızı ekliyoruz:

pre { background: url(http://i39.tinypic.com/2airndc.jpg);border:1px solid #A6B0BF;font-size:120%;line-height:100%;overflow:auto;padding:10px;color:white }pre:hover {border:1px solid #efefef;}code {font-size:120%;text-align:left;margin:0;padding:0;color: #000000;}.clear { clear:both;overflow:hidden;}


bu kadar

şimdi gidiyorum kullanımınıda yarın gösterecem

edit: yarın gösterecem demiştim :)



seklinde kullanacaksınız

2 Ekim 2008 Perşembe

Google 10 yaşında


Google 10 yaşında
Dünyanın en değerli markası olan Google 10. yaşına bastı.

Google'cılar şimdiden gelecek on yılın teknolojik gelişmeleri ve bunların dünyaya olası etkisi üzerine kafa yormaya başladılar bile. 10. yıl için kapsamlı bir zaman çizelgesi hazırlayan Google, ilk günden bugüne kadar hayata geçirdikleri projeleri ve heyecan dolu serüvenini yansıtmış.

Google'ın önemli günler için tasarladığı 308 özel logo (Doodle) da 10. yıl özel bölümünde sergileniyor. 'Google'ı Nasıl Kullanıyorum' başlıklı özel bölümde kullanıcıların Goole ürünlerini kullanmada sayısız, ilginç yollar bulduğundan bahsedilerek bunlardan örnekler verilmiş.Kullanıcıların kendi buldukları kullanım kolaylıklarını paylaşmaya davet edildiği bölüm mutlaka gezilmeli.

Dünyayı değiştirecek fikirler için çağrı yapılan bölüm hayli ilginç. Sizin de Dünyayı değiştirecek bir fikriniz varsa 20 Ekime kadar Google'a gönderebilir bunun karşılığında da 10 milyon dolar kazanacak.

Google'ın açıklamasında, bu ödülün, "akıllı teknoloji aracılığıyla olağanüstü sonuçlar sağlayacak, küçük ölçekte başlayarak uzun dönemde büyük sonuçları olacak" 5 fikrin sahipleri arasında paylaştırılacağı belirtildi.

Açıklamada, fikirlerin Google'a sunulabileceği sürenin 20 Ekimde dolacağı kaydedildi.

Tüm fikirler arasından 100 tanesinin seçilerek 27 Ocak 2009'da açıklanacağı, daha sonra Google kullanıcılarının finale kalan 20 fikri belirleyeceği, Google'un oluşturacağı kurulun da kazanan 5 fikri seçeceği belirtildi.

15 Eylül 1997 tarihinde Larry Page ve Sergey Brin adlı Stanford Üniversitesi öğrencilerinin, ''google.com'' adının haklarını almalarıyla basit bir arama motoru olarak kurulan Google, kısa sürede internet üzerinden bilgiye ulaşmada en çok kullanılan arama motoru haline geldi.

http://www.google.com.tr/tenthbirthday/

29 Eylül 2008 Pazartesi

Microsoft'tan açıklama

İnternette dolaşan Microsoft'un bir tür piyango düzenlediğini ifade eden phishing mesajı hakkında açıklama yayımlandı.
Microsoft'tan geldiği iddia edilen ve Microsoft'un piyango düzenleyip para dağıttığını iddia eden kötü niyetli e-postalar hakkında Microsoft'tan en sonunda bir açıklama geldi. Açıklama aynen aşağıdaki gibi:

Değerli Basın Mensubu,

Microsoft adına birçok asılsız mail yollanmaktadır. Bu sahte maillerden yeni birinin son günlerde yoğun bir şekilde dolaştığını tespit ettik ve sizi de konu ile ilgili olarak bilgilendirmek istedik. Bu mail, Microsoft'un bir tür piyango düzenlediğini ifade eden "Kesin oku, doğruysa yaşadık..." başlıklı mesajdır. Bu mesaj kolaylıkla tahmin edilebileceği gibi tamamen gerçekdışı bir iddiadır ve kötü niyetli kişilerce İnternet kullanıcılarının kişisel bilgilerine ulaşmak için hazırlanmıştır.

Bu vesileyle Microsoft'un hizmet anlayışını ve kullanıcılara önerdiğimiz güvenlik önlemlerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Kötü niyetli kişilere karşı İnternet kullanıcılarını korumak amacıyla, bu bilgilerin gerekli gördüğünüz bölümünü kamuoyuyla paylaşmanızda her zaman fayda olduğu düşüncesindeyiz.

Saygılarımızla,

Microsoft Türkiye

Kaynak: http://www.habertekno.com/duyuru/microsofttan-aciklama.html

25 Eylül 2008 Perşembe

Sanal Alemin Zaman Makinası - Wayback Machine

nette dolaşırken bu başlıkla karşılaştım dikkatimi çekti. haberin detaylarını okuyunca şaşırdım vereceğim link sayesinde herhangi bir sitenin eski tasarımı hakkında bilgi edinebiliyorsunuz bende bunu yildirimordulari.org üzerinde denedim ve 146 üyenin olduğu anı gördüm ve oldukça duygulandım :( az emek vermedik hani yildirimordulari.org a. neyse işte o link:

http://www.archive.org

ve işte yıldırım ordularının eski hali:

http://web.archive.org/web/20070623095517/http://www.yildirimordulari.org/

24 Eylül 2008 Çarşamba

DNS Nedir?

DNS (Domain Name System) , yani alan adı sistemi, internetin çok önemli ve bir o kadar da gizli bir yanını oluşturmaktadır. Bu sistem dünyanın en geniş ve en aktif dağıtılmış veritabanını oluşturarak internetin devamlılığını sağlar. Aynı zamanda da, internetteki alan adlarının tutulduğu ve "e-posta alma-gönderme sağlayıcılarına" ait bilgilerin de saklandığı yerdir. Bu sistem, biz herhangi bir siteye giriş yaptığımızda yada e-mail gönderdiğimizde devreye girer ve alan adı çözümlemesi (domain name resolving) olarak da bilinen işlemi uygulayarak alan adlarının "63.122.198.900" gibi IP (internet protokolü) karşılıklarını bize sağlar.

Aslında, DNS bir telefon rehberi gibidir ve işimizi büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır. Konuşmak istediğimiz birinin telefonunu, rehberde o kişinin ismiyle nasıl arıyorsak, bir siteye ulaşmak isteyince de o sitenin karmaşık IP adresini yazmak yerine http://www.metu.edu.tr gibi hatırlaması çok daha kolay olan ismini kullanıyoruz. Aynı şekilde e-posta gönderirken de isim@yahoo.com gibi bir adres yazıyoruz. Üstelik sitenin IP adresi denilen bu kodu anlık olarak değişebiliyorken, DNS sayesinde, biz IP adresinden bağımsız olarak, yine eskiden yazdığımız internet adresini kullanabiliyoruz ve o isimde arama yapabiliyoruz. Her ne kadar DNS in görevi kolay bir işmiş gibi düşünülse de bu yapı bazı zorlukları da beraberinde getirmektedir:

Milyonlarca IP adresi ve onlara bağlı milyonlarca site vardır.
Gün içinde milyonlarca adrese ulaşılmak istenmekte, hatta 1 kişi günde yüzlerce IP adresi talebi yapabilmektedir.
IP adresi ve alan adları günlük olarak değişebilmektedir.
DNS’i farklı yapan şey ise dünyada DNS’den başka hiçbir veritabanın bu kadar çok talebe karşılık veremiyor olmasıdır.

Alan Adı (Domain Name) Nelerden Oluşur?
Birbirlerinden noktalarla ayrılmış alt alanlardan oluşur. Bu alt alanlar için sorgulama sağdan sola doğru olur. Yani en üst düzeyde yetkili isim en sağdaki kısımdır. Mesela en.wikipedia.org adresi için bu ".org" kısmıdır. Sıralamak gerekirse: en büyük alt başlık ".org", sonra wikipedia.org" , daha sonra ise "en.wikipedia.org" tur. Herhangi bir IP adresi olan kısma "hostname" adı verilir. (mesela wikipedia.org veya en.wikipedia.org). "Hostname" ve IP adresleri birebir örtüşmek zorunda değildir. Yani bir "hostname" birden çok sayfaya hizmet sağlayabilir yada aynı şekilde bir "hostname" birden çok IP’ye de sahip olabilir.

DNS nasıl çalışır?
Çalışma prensibi, özyinelemeli sorgulama (recursive query) yöntemine dayanır. Bir sitenin adresini internet tarayıcımıza yazdığımızda, bilgisayarımızın ilk yaptığı şey "DNS önbelleği"ne, yani son günlerde talep edilen DNS’lerin kayıtlarının saklandığı yere, bakmak olur. Eğer bu isim yerel kayıtlarda bulunamazsa bilgisayarımız internet servis sağlayıcısının (ISP-internet service provider) özyinelemeli DNS sağlayıcılarının kayıtlarını sorgulamaya başlar. Olumsuz yanıt gelmesi halinde ise temel isim sağlayıcıları (root name servers) ile iletişime geçilir. Bu 13 isim sağlayıcı, ".com", ".org", ".net" gibi en üst düzey alanların (TLD-Top-Level Domains) kaydına sahiptir. Yani temel sağlayıcı sitelerin teker teker kayıtlarını tutmak yerine yetkili isim sağlayıcılarının kayıtlarını tutar. Mesela www.google.com'a tıkladığımızda, bu sağlayıcı "com" için ayrılan alanın kayıtlarına bakar. Bir sonraki sorgu ".com" kısmını geçerek "google.com" için yapılır. Bu internet adresi için var olan kayıtlar alınıp bilgisayarımızın ilk sorguyu yaptığı yerel önbelleğe (local cache) koyulur. Artık bu kayıt yerel hafızaya alındığından, bir sonraki talebe cevap çok daha hızlı gelir. IP, bu kayıtlardan okunduktan sonra internet tarayıcısına sağlanır. Böylece sayfa ekranımızda görüntülenir.

Kısaca; DNS bizim için internet ve e-posta adreslerinin IP karşılarını bulur ve böylece bilgisayarın bu adresleri algılamasını sağlar. Arama normalde, önce temel sağlayıcının kayıtlarından başlarken, bu süreci kolaylaştırmak için, internet sağlayıcısının kayıtları ve bilgisayarın yerel kayıtları kullanıma sokulur. Bu hiyerarşik sistem, internetin devamlılığı için çok önemlidir çünkü milyarlarca talebe karşılık vermek zorunda olan temel isim sağlayıcıları (root nameservers) ancak bu şekilde aşırı yüklenmeden korunmuş olurlar.

Kaynak: http://e-bergi.com/2007/Aralik/DNS-Nedir
 
Dizi